Adet düzensizliği, sivilce ve tüylenme artışı birçok kadının yaşadığı şikâyetlerdir. Bu şikâyetlerin önemli nedenlerinden biri polikistik over sendromudur. Kısaca PKOS olarak da bilinir. Polikistik over sendromu Ankara araştırmaları, bu konunun ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir. Doç. Dr. Harun Egemen Tolunay, bu yazıda PKOS hakkında temel bilgileri paylaşmaktadır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir: PKOS yalnızca yumurtalıkları ilgilendiren bir durum değildir.
PKOS, hormon dengesini etkileyen yaygın bir durumdur. Bu durumda yumurtlama düzensizleşir ya da hiç olmayabilir. Ayrıca erkeklik hormonlarının etkisi artabilir. Bunun yanı sıra ultrasonda yumurtalıklarda çok sayıda küçük folikül görülebilir. Bu foliküller halk arasında kist olarak adlandırılır. Ancak bunlar gerçek kistlerden farklıdır.
PKOS’un kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte genetik yatkınlık ve insülin direnci önemli rol oynar. Dolayısıyla aynı ailede birden fazla kadında görülebilir.
Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı kadınlarda belirgin şikâyetler olurken bazılarında hafif seyreder. En sık görülen belirtiler şunlardır:
Bu belirtiler başka hastalıklarda da görülebilir. Bu nedenle tanı için ayrıntılı değerlendirme yapılır.
Polikistik over sendromu Ankara sürecinde tanı, uluslararası kabul görmüş kriterlere göre konur. Bu kriterlerde üç temel bulgu değerlendirilir. Birincisi düzensiz yumurtlamadır. İkincisi erkeklik hormonu etkisinin klinik ya da laboratuvar bulgusudur. Üçüncüsü ise ultrasondaki polikistik over görünümüdür. Genellikle bu bulgulardan ikisinin varlığı tanı için yeterli kabul edilir.
Ancak tanı koymadan önce benzer tablo yaratan durumlar dışlanmalıdır. Örneğin tiroid hastalıkları ve süt hormonu yüksekliği araştırılır. Ayrıca bazı nadir böbrek üstü bezi sorunları da değerlendirilir. Böylece doğru tanıya ulaşılır. Bunun yanı sıra kan şekeri ve kolesterol değerleri de incelenebilir.
PKOS tedavisi, kişinin şikâyetlerine ve beklentilerine göre planlanır. Örneğin gebelik isteyen bir kadınla adet düzenini sağlamak isteyen bir kadının tedavisi farklıdır. Bu nedenle tek tip bir tedavi yoktur.
Yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temel parçasıdır. Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite birçok şikâyeti olumlu etkileyebilir. Nitekim kilo fazlası olan kadınlarda az miktarda kilo kaybı bile adet düzenine katkı sağlayabilir. Bunun yanı sıra hekim tarafından hormonal tedaviler değerlendirilebilir. Gebelik isteyen kadınlarda ise yumurtlamayı destekleyen tedaviler gündeme gelebilir.
PKOS, uzun vadede bazı sağlık sorunlarıyla ilişkilidir. Örneğin insülin direnci ve tip 2 diyabet riski artabilir. Ayrıca uzun süre adet görmemek, rahim iç zarında kalınlaşmaya yol açabilir. Bu nedenle düzenli kontroller önem taşır. Üstelik gebelik döneminde de PKOS’lu kadınların takibi dikkatle yapılmalıdır. Çünkü gebelik şekeri ve tansiyon sorunları açısından risk artabilir.
Kısacası PKOS, yaşam boyu takip gerektirebilen bir durumdur. Ancak doğru yönetimle şikâyetler büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Polikistik over sendromu Ankara seçeneklerini araştıran kadınların, şikâyetlerini ayrıntılı şekilde hekimleriyle paylaşması önerilir. Böylece kişiye özel bir takip planı oluşturulabilir.
PKOS değerlendirmesinde ayrıntılı bir öykü büyük önem taşır. Bu nedenle son bir yıldaki adet tarihlerinin not edilmesi faydalı olur. Ayrıca kullanılan ilaçlar ve önceki tahlil sonuçları muayeneye getirilmelidir. Özellikle hormon testleri daha önce yapıldıysa bu sonuçlar değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Hormon testlerinin bazıları adet döngüsünün belirli günlerinde istenir. Bu yüzden test zamanlaması hekim tarafından planlanır. Bunun yanı sıra kilo, boy ve bel çevresi ölçümleri de değerlendirmeye dahil edilir. Kan basıncı ölçümü de rutin muayenenin bir parçasıdır.
Ergenlik döneminde PKOS tanısı koymak daha dikkatli bir yaklaşım gerektirir. Çünkü bu dönemde adet düzensizlikleri ve ultrasonda çok sayıda folikül görülmesi olağan olabilir. Dolayısıyla genç kızlarda tanı için belirli bir süre takip önerilebilir.
Öte yandan PKOS’un duygusal etkileri de göz ardı edilmemelidir. Kilo, cilt ve tüylenme ile ilgili şikâyetler özgüveni etkileyebilir. Bu nedenle kadınların yaşadıkları zorlukları açıkça paylaşması önemlidir. Gerekli durumlarda dermatoloji, endokrinoloji ve beslenme alanındaki uzmanlarla birlikte çalışılabilir. Böylece PKOS’un farklı yönleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınır. Kısacası iyi bir iletişim, tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkiler.
PKOS değerlendirmesi hakkında bilgi almak isteyebilirsiniz. Ankara Söğütözü’ndeki muayenehanede Doç. Dr. Harun Egemen Tolunay ile görüşmek için 0850 811 03 12 numarasını arayabilirsiniz. Ayrıca İletişim sayfasından randevu talebi oluşturabilirsiniz.